İnönü’den fıkra gibi anılar
10.31.2007
ÜLKEMİ BENDEN KÖTÜLER YÖNETMESİN DİYE
Erdal Bey’e bir gün, hiç sıcak bakmadığı siyasete yıllar sonra neden girdiğini sorarlar. Yanıt müthiştir:
- Ülkemi benden daha kötüleri yönetmesin diye!
SEN BANA DEĞİL CİZRELİLERE TEŞEKKÜR ET
Bir seçim dönemi... SHP Genel Başkanı İnönü, Diyarbakır ve Cizre’deki mitinglerde konuştuktan sonra Siirt’te halka hitap edecektir. Ancak Cizre’de bir grup protesto gösterisi yapıp parti otobüsünü taşlayınca buradaki miting iptal edilir, hiç beklenmeden Siirt’e gelinir. Seçim gezilerinde program sarkmasına alışık Siirt İl Başkanı, parti otobüsünün tam zamanında geldiğini görünce biraz şaşkın, İnönü’ye teşekkür eder. Aldığı yanıt:
- Sen bana değil, asıl Cizrelilere teşekkür et...
ANTİDEMOKRATİK KARARLARDA OYLAMA OLMAZ
Erdal Bey fanatik bir sigara düşmanıdır, Parti Meclisi toplantılarında dumanaltı olmaktan fena halde rahatsızdır. Bir Parti Meclisi toplantısında ilk sözü:
- Bundan böyle bu toplantılarımızda sigara içilmeyecek, olunca arka sıralardan bir üye;
- Bu kararınızı oylamaya sunsak efendim, diye itiraz etmeye kalkışınca cevabı aldı:
- Antidemokratik kararlarda oylama olmaz!
DURUN YAV, MESELENİN KÖKÜNE İNELİM
Seçim otobüsüyle bir yere gidiliyor. Otobüsün kornası aniden bozulmuş, ötüp duruyor. Şoför otobüsü sağa çekip durdurmuş, arızayı gidermeye çalışıyor ama nafile. Yolculardan birinin şoföre:
- Kablosunu kopar, diye akıl verdiğini duyan İnönü itiraz ediyor:
- Durun yav, koparmayın. Bir derdi var ki inliyor. Meselenin köküne inelim.
VE KULAKTAN KULAĞA ANLATILAN ANILAR
İnönü’yü sinema çıkışında yakalayan gazeteci sorar:
- Sayın İnönü sizi bu sıralar sinema salonlarında göremiyoruz.
İnönü’nün cevabı:
- Göremezsiniz tabii, sinema salonları karanlık.
BEN KEDİ MİYİM SEVİNÇ
Sevinç İnönü bağırır:
- Erdal yetiş, fare var!
İnönü’nün cevabı:
- Bana ne söylüyorsun Sevinç! Ben kedi miyim!
SİZDE DEVLETTE ÇALIŞAN BİRİ YOK MU?
DEP’li Sırrı Sakık, SHP’den milletvekili adayı olmak için başvurur ve İnönü’yle görüşmeye gelir:
- Hakkımda bir sürü dedikodu çıkardılar. Önceden bilesiniz; ağabeyim (Şemdin Sakık) dağda devlete karşı savaşır. Kardeşlerimden biri hapiste...
İnönü şaşırır:
- Yav, sizde hiç devlete çalışan biri yok mu?
NORVEÇ’TE BAŞBAKAN OLURSUNUZ
Gazeteci der ki:
- Sizin için Norveç’te başbakan olabilir, diyorlar.
İnönü’nün cevabı:
- Çok teşekkür ederim. Bu herhalde, Türkiye’de bu işleri beceremiyorsun, demenin kibarcası.
MASAYA YUMRUĞUNU VURUR SONUNDA
Bir miting öncesi SHP milletvekili, İnönü’ye der ki:
- Sayın Genel Başkanım siz iyi konuşamıyorsunuz, bakın Özal’a esip gürlüyor.
İnönü “Peki ne yapacağım” der. Milletvekili cevap verir:
- Konuşurken masaya yumruğunuzu vuracaksınız, biz şöyle partiyiz, şöyle yaparız, böyle yaparız, diye kükreyeceksiniz.
İnönü kürsüye çıkar, yumruğunu masaya vurur ve şöyle der:
- Biz öyle bir partiyiz ki, adamı...
Burada kesilir ve şöyle devam eder:
- Devamını bu arkadaş söyleyecek.
posted by: daha neler » comments:
10.21.2007
Si nieva esta noche,
Cubre la tierra de blanco.
No dejes que los pasos malos de la gente camine sobre el,
Antes de que mi amor despierte.
posted by: daha neler » comments:
ola!
9.17.2007
Los Enanitos Verdes - Luz De Dia
posted by: daha neler » comments:
Dokunmayin Bekir Coskun’uma…
8.23.2007
Kose yazazarlari,
genelde gundemle ilgilenmelerine ragmen,
kendi goruslerini desteklemek acisindan,
bir cok tarihi olaya ve anektoda yazlarinda yer verirler.
Benim bildigim yazarlar icerisinde bunu en cok yapan
Cetin Altan’dir.
Bende bu yazida sizi azicik eskilere goturecegim.
Bekir Coskun’un Hurriyet Gazetesinde yayinlanan “
Abdullah Gul benim Cumhurbaskanim degildir” dedigi yazisindan sonra ortalik tekrar alevlendi.
Pek degerli sapsayin
Erdogan,
Bekir Coskun’u afaroz etti.
Tayyip Erdogan’in mantigi ve istekleriyle yola cikarak bir sarki soyleyelim…
Kimler geldi…
Kimler gecti…
Laiklik dusmani
Sevki Yilmaz benim pek sevgili milletvekilimdi.
Abdest almak icin ayaklarini korumalarina yikatan
Necmettin Erbakan benim basbakanimdi.
Guzel gozlu
Sedat Bucak benim milletvekilimdi.
Resmin resmini yapan buyuk sanatci,
yuzbinlerin hayatini karartan pek Sn.
Kenan Evren benim cumhurbaskanimdi.
Birikimlerini faize koymadigini beyan eden Sn.
Abdullah Gul benim cumhurbaskanimdir.
Basortusu konusunda,
Turkiye’yi Avrupaya dava eden
Hayrinusha hanim benim cok sevgili cumhurbaskanimin biricik esidir.
Milli goruscu lan
Tayyip benim basbakanimdir.
posted by: daha neler » comments:
Mi Swing Es Tropical Island
8.20.2007
Это напоминает мне тебя и время когда мы были вместе.
posted by: daha neler » comments:
Merhaba patlamaya hazir sabir taslari merhaba
5.02.2007
Cok degerli bir arkadasimin bana gonderdigi,
heyecan ve duygu dolu bir e-postayi aynen size aktariyorum.
Abi gecen pazar gunu
Cumhuriyet mitingine gittik Caglayandaki.
Bi turkucu abi cikti (adini su anda hatirlamiyorum) bu lafi soyledi.
"
Merhaba patlamaya hazir sabir taslari merhaba"
Millet koptu tabi.
Burada isler karisti erken secime gidiliyor.
Tayyip ortaligi karistirdi simdi mazlumu oynuyor,
herhalde yine hatiri sayilir bir oy alirlar.
Ama ben sana mitingden bahsetmek istiyorum.
Ben hayatimda ilk defa bir mitinge gittim.
Ama herhalde en guzeline gittim.
Insan bes saat boyunca gunesin ortasinda hic oturmadan ayakta kalirda yoruldugunu hic hissetmezmi,
hissetmiyorsun iste.
Yalniz olmadigimi hissettim.
Benim gibi dusunenlerde varmıs dedim.
Seriatcilarin bu ulkeyi o kadar kolay ele geciremiyeceklerine emin oldum.
Miting Bulutsuzluk ozlemi ile basladi.
Acil demokrasi,
yine dustuk yollara gibi sarkilarina soylediler.
Sonra baslikta lafini yazdigi turkucu cikti(muhtemelen alevi bir turkucu idi) o da Ankaranin Tasina Bak ve Canakkale Icinde turkulerini soyledi .
Cok guzel bir ortamdi.
Sonra Edip akbayram abim cikti.
Eskya Dunyaya Hukumdar Kalmazi soyleyince ortalik yikildi (dusun en az
100000 insanin ayni anda bu sarkiyi soyledigini)
(toplam katilimin
1.000.000'nun uzerinde oldugu soyleniyor.
Konusmalar yapildi.
Kanalturk'ten Tuncay Ozkan konusmasini Tayyipin konusmalarindan aldigi alintilardan olusan sinevizyon gosterisi cok carpici idi.
Her taraf bayrak dolu kipkirmiziydi.
Gormek istedigim Turkiye burasi idi .
Her yastan ve her kesimden insan vardi,
koylusu,
kentlisi,
iscisi,
zengini,
hep beraberdik.
Tayyibe giydirdik durduk.
Millet uyandi imam bayildi,Ne abd ne ab tam bagimsiz Turkiye,Tayyip baksana kac kisiyiz saysana,
Turkiye laiktir laik kalacak,
ABD'nin imami kaca sattin vatani,
pankartlar vardi.
ABDullah gulede karsiyiz.
Ata oyle binilmez boyle binilir (tayyibin bayrampasa parkinda attan duserkenki resmi ile Atanin sakarya adli ati ile verdigi poz yanyana)
Edison ampulu bulduguna hic bu kadar pisman olmamisti.
Cok guzeldi,
titredim ve kendime geldim diyebilirim.
Bu aralar her gun yeni bir haber cikiyor,
hayirlisi olsun diyelim.
Selamlar
Ozgur
posted by: daha neler » comments:
Tutti Frutti Intro
4.28.2007
Daha dun gibi hatirliyorum,
televizyonda aylarca reklami yapildi.
Ilk yayinlanacagi gunu iple cektik.
Gun geldi catti,
oturma odasindayim milletin yatmasini bekliyorum.
Herkes yatti babam hala odada,
belkide iple ceken tek ben degildim
:)Inat iste,
ilk bolumu babamla beraber izledim.
Utanmiyor sıkılmıyorda degildim hani.
Neyseki programin yarisinda babam;
"
bir numara yokmus" deyip uyumaya gittide,
bende rahat ettim.
posted by: daha neler » comments:
Ahmadinejad
4.16.2007
CINE5 daha yeni yayin hayatina baslamisti.
Kendi tanitimlarini,
filmlerin sesini
ve ilk bes dakikakalarini sifrelemiyorlardi.
Ortalikta bir suru safsata dolasirdi,
aynaya sprey sik,
koy
CINE5 in karsisina cam gibi olmasada izleyebiliyorsun gibisinden.
Cok komik di mi?
Dahada komigi benim buna inanan arkadaslarim oldu.
Neyse ben anlatacagim seye geceyim.
Demistimya filmlerin ilk dakikalarinda sifre koymuyorlardi diye.
Oyle goz atarken halen adini bilmedigim bir komedi filmi basladi;
Filmde II. Dunya Savasini Nazi Almanyasi kazanmis,
Pariste her yer gamali hac ve hitler posterleriyle doluydu.
Cok izlemek istemistim devamini.
Geciktirmeden sifreyi koyunca
CINE5,
izleyemedik haliyle.
Icime o kadar ukte olmus ki hala hatirimda.
Internette de cok aradim ama bir turlu bulamadim.
Belki siz biliyorsunuzdur!
Gerci bu blogunda ne kadar okundugunun farkindayim,
hic ten biraz hallice.
(okunmamasindan hic sikayetci degilim, aksine hosuma gidiyor)
Adini bir bulsam filmide bulacam ama...
Ahmadinejad'in dev goruntusunu Times Square'de gorunce hemen fotograflayim dedim.
Pano
Routers ajansina ait,
sanirim guncel fotograflari falan yayinliyorlardi o an.
Daha sonralari bu fotograf bana izleyemedigim o komedi filmini cagristirdi.
Paris'te gamali hac,
New York'ta
Ahmadinejad.
posted by: daha neler » comments:
300 ISPARTALI
3.09.2007
Filmi begenmedim degil,
ama deginmeden edemeyecegim noktalar bir hayli fazla.
Filmi izler izlemez daldim gene google ve wikipedia’ya.
Hikaye dogru gibi,
ama islenisi takdir edersiniz ki bayagi saptirilmis.
Her iki tarafta aslinda su anki iki devleti veya iki dunya gorusunu yanli bir sekilde yansitiyor.
Hollywood iste ne yaparsin,
ulkedeki her uc arabanin birinin arkasinda yazan "freedom is not free" sticker'ini aynen filme yapistirmislar.
Yigidi oldur hakkini yeme,
V for Vendetta,

Full Metal Jacket gibi filmlerde ayni yerden cikmis,
gercegi haykiran mukemmel yapimlar.
Spartalilarda kadinlar erkeklere esdeger gosterilmis,
halbuki butun akdeniz kiyisi boyunca gordugumuz,
bu ve bunun gibi medeniyetlere ait o tum antik tiyarolara kadinlarin girmesi yasakti.
Yunanlilarida severim sahsen,
Bu filmi izledikten sonra ne kadar gaza gelmislerdir kim bilir.
Zaten gise hasilatlarida ayni seyi soyluyor.
Film Yunanistanda 3 hafta icinde
9,388,500 dolar yapti.
Onlar ne kadar kendilerine pay cikarirlarsa cikarsinlar,
Filmde bahsedilen toplum kendileri degil aslinda.Madem o kadar kahramandilar,
kurtulus savasimizda tasi taragi birakip Akdenize neden cup diye
dalmislar onu bir sormak gerek.
O da ayri bir konu.
posted by: daha neler » comments:
1.22.2007
Turk,
Armenian,
Nazi,
Jew,
British,
Indian,
French,
Algerian,
Kurd,
Turk,
Redskin,
American,
Who is killed;
Human being…
Who killed;
Human being…
Who are you?
Human being…
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
Hrant Dink'i oldurenler;
Mesela üniversitedeki Ermeni konferansını
"Bu, Türk milletini arkadan hançerlemek" diye yorumlayan Adalet Bakanı...
Mesela Apo'ya hakaret için
"Ermeni dölü" tabirini seçen eski İçişleri Bakanı...
Mesela linç girişimini
"Vatandaşımızın güzel tepkisi" diye yorumlayan İstanbul Emniyet Müdürü...
Makamına çağırıp ona gözdağı veren İstanbul Vali Yardımcısı...
Bilirkişi raporuna rağmen Hrant'ın "Türk'ten boşalacak zehirli kan" ifadesini düşmanca yorumlayarak onu yargılayanlar, mahkûm edenler...
Mahkemede onu taciz ve tehdit edenler... Katilin, ilham aldığını söylediği
ırkçı internet siteleri...
Can Dundar
posted by: daha neler » comments:
1.13.2007
I am quite like you,
I try to see the things from different sides.
But nature of human beeing is not perfect.
Believe me we need people to love,
to hate
and to be jealous...
of course jealousy
and hate should be controled.
Americans or people from other nations are the same as you.
Social environment
and genetic shapes all people's personality.
And nobody have a chance to choose either of them.
We are kind of a leaf,
wherever wind blow we go that way...
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
12.22.2006
Bekir COŞKUN
Utanmazız biz...Kıbrıs için yıllardır Türkiye ağır fatura ödüyor.
Bir yandan ulusal bütçeden pay verilirken, emekçilerin, emeklilerin, üreticinin, esnafın vergilerinden Kıbrıs’a para gönderilirken, öte yandan dış politikada Kıbrıs faturası daha da ağır.
İşte AB yolunu tıkayıverdi Kıbrıs.
Olsun...
Bizler seve seve buna katlandık, katlanırız.
Lokmamızı paylaşır.
Neden?..
Kıbrıs’ı çetecilere kumarhane yapmak için.
*
Böyle olur Türk milliyetçiliği.
Yurt sevgisi böyledir bizde.
"Yavru Vatan"ı şehitlerin kanı, dulların-yetimlerin gözyaşları ile alıp orayı mafya serserilerine kumarhane yapmaktır yurtseverlik...
Haberlere göre Kıbrıs; kumar, uyuşturucu ve insan kaçakçılığının merkezi oldu mu?
Oldu...
Ne utanmazız biz...
posted by: daha neler » comments:
11.24.2006
Alti kere alti otuzalti,
babamin
biyiklari yolda kaldi,
copcu geldi supurdu,
babam
biyiksiz kaldi...
..........
Annem babamin
biyikli halini daha cok severdi.
Babamda bunu bildiginden,
ne zaman kavga etseler.
Sirf anneme inat
biyiklarini keserdi.
:)
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
11.14.2006
Ayiptir soylemesi iyi oynarim
Fifa 06'yi.
En azindan kendi arkadas grubum icerisinde.
Hatta arkadaslarim,
benim oynadigim
Manchester United takiminin,
oyunu yapanlar tarafindan kollandigini bile iddea ederler.
Yari profosyonelde,
ps2 ile kafa kafaya oynadigim zamanlardi.
Nazan geldi,
her zaman ki gibi;
"off caglayan kafayi bozdun bu oyunla"
"hastasiniz siz"
"birakin sunu elinizden iki cift laf edelim" diye saydirdi.
Daha sonra,
nasil oldu hatirlamiyorum.
Nazan diger kumandayi eline aldi,
"dur bide ben oynayayim" dedi.
Nazan bir oynuyor ama goreceksiniz,
calimlar,
paslar,
direkte patlayan toplar.
Benim kale abluka altinda.
Oda kendini inanilmaz bir sekilde kaptirmis,
oflamalar,
puflamalar,
tühler,
mühler falan.
Bende icimden,
"heralde erkek arkadasiyla devamli oynuyor bu oyunu" diye dusunuyorum.
Devre oldu,
0-0 zor yirttim.
Ikinci yari basladi.
Nazan'in baskisi ust safhaya cikmisken,
bende jeton dustu.
Megersem ben ps2'ya karsi oynuyormusum.
Oyun ayarlarini duzeltmemisim.
Nazan'da kendi oynadigini zanlederek
oyle bir kaptirmiski,
beni bile inandirdi.
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
11.12.2006
Ilkokul bitti,
ortaokula yazilacaktim.
Babamla beraber,
Abdul Hak Hamit'in yolunu tuttuk.
Okul,
yabanci dil olarak Fransizca,
Almanca ve
Ingilizce egitimi veriyordu.
Babam yolda giderken,
hangi yabanci dili istedigimi, sordu.
Bende ingilizce dedim.
Almanyada akrabalarimiz oldugundan,
benim almancayi secmemi istedi.
Onlarla pratik yapabilirmisim falan bir suru sey soyledi.
Ama nedendir bilimez ben
ingilizcede israr ettim.
Gerci kayit icin okula vardigimizda,
ingilizceye yogun talep oldugundan
dil seciminin kurayla olacagi soylendi.
Babam kura torbasina elini soktu,
sadece kendinin gorebilecegi sekilde,
katlanmis kagidi acip,
uzerinde yazan secenegi icinden okudu.
Orada bulunan ogretmenlerin itrazina aldirmadan,
kagidi tekrar katlayip torbaya koydu.
Hayretli bakislar icerisinde,
yeni bir tane daha cekti.
Yuzunu burusturdu,
yeni cektigi kagidida katlayip,
torbaya geri koydu.
Tekrar elini kura torbasina daldirdi.
Cekti,
okudu,
ve
ingilizce dedi.
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
Georgia Dome
posted by: daha neler » comments:
11.08.2006
1 -
2 -
3 -
4 -
5 -
6 -
7 -
8bir degil...
iki degil...
uc degil...
posted by: daha neler » comments:
11.06.2006
Murat Afir Vakasi;
Bir gun ciktik Chateau Elan'dan Oakwood'a dogru eve gidiyoruz.
Hava cok sicak.
Arabayi
Afir kullaniyor.
Yaklasik 5 mile gittikten sonra,
hemen hemen yariyol diyebilecegim bir yerde,
dortyol agzina yaklasmaktayken,
isiklar kirmiziya dondu.
Ama hala 70-80 metre mesafe var isiklara,
onumuzde de baska araba yok.
Afir birden durdurdu arabayi.
Isiklara bu kadar mesafe varken,
onumuzde hic araba yokken
ve arkada millet ip gibi dizilmisken,
arabayi niye durdurdugunu sordugumda.
Bana durdugumuz yerin
golge oldugunu soyledi.
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
Buyuk babam Ecevit'i Kibris Harekatindan dolayi cok severdi,
ve babanneme devamli tembih ederdi,
-
bak oyunu Ecevite verecen, beyaz guvercine.babannem de,
-
tamam tamam anladik, diye cevaplardi.
Buyuk babamin evde olmadigi zamanlar,
kucuk amcama soruyordu babannem,
kime oy versin diye.
Amcam demokrat tabi,
-
kime istersen ona ver anne, diyordu.
babannem;
-
kizanim ben ne anlarim, gencsiniz siz ta (daha) iyi bilirsiniz, sen kime verecen?amcam;
-
ben shp'ye verecem anne, alti oka.Benide goturduler sandik basina,
disarida bekledim.
Oylar atildiktan sonra,
buyuk babam emin olmak icin tekrar sordu.
-
Ecevite vurdun dimi muhuru?Babannem de,
-
ben bilmem ecevit mecevit, beyaz guvercine verdim, dedi.
sonra benle gozgoze gelip gulumsedi.
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
sis
posted by: daha neler » comments:
postmodern
10.29.2006
Is guc yok,
bloglari dolasirken
indis lúinwë'nin bir yazisini okudum,
sonra yorumlara goz attim.
yaziyla ilgili,
might demis ki:
nokta nokta nokta nokta
postmodern nokta nokta nokta nokta.
might'tan duydugum bu
postmodern bardagi tasiran son
postmodern oldu ve sonunda
postmodern nedir diye, daldim internete.
Bunu buldum;
buBide bunu;
bide bu linkleri verdim ki benden sonrakilere kolaylik olsun bari.
Basladim yazilanlari okumaya,
okuduklarimi anlamadigimi anlayinca,
tekrar basa dondum,
tekrar tekrar okudum.
sonunda makalenin icinde sakli bulunan,
benim anlayabilecegim sekilde yazilmis tanimi buldum.
Postmodernizm IS kuralsızlığın kural,
ilkesizliğin ilke olduğu bir görüş açısı veya yaşam tarzı.
Bu nasil bir azimdir ki,
indis lúinwë'in
nen var kuzum? isimli postmodern (as per might) yazisini tekrar okudum.
Bu -úë- karakterleri nece bu arada.
neyse,
okumaz olaydim,
ayni lisedeki fizik sinavi gibi butun formulleri birbirine karistirdim.
Sanirim problem bende,
yok yok eminim problem bende.
amaaan bosveer...
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
10.27.2006
mutlaka ugramaniz gereken bir blog;
benHAYATTAYKEN
posted by: daha neler » comments:
10.25.2006



posted by: daha neler » comments:
yorumsuz...
Haaa,
bugünlerde ağzımıza bir de "Cezayir soykırımı"nı taktık...
Fransızlar bize,
"Siz Ermenilere soykırım yaptınız derse,
biz de onlara Cezayir'de yaptıklarını gösteririz diyecekmişiz!"
İyi de,
Cezayirliler de 1950'lerde,
Cezayir katliamı Birleşmiş Milletler'de görüşülürken,
"Fransa'nın yanında oy veren kimdi?" diye sorarsa ne cevap veririz?
O tarihlerde Fransa'nın paralı askerleri lejyonerlere karşı vatanı için savaşan Cezayirlinin, cüzdanından Mustafa Kemal Atatürk'ün fotoğrafının çıktığını bilir misiniz?
Türkiye Cumhuriyeti'nin ayıp belgelerinden biri Birleşmiş Milletler'deki Cezayir oylamasıdır.
15 Ekim 2006
Hasan Pulur
posted by: daha neler » comments:
artık bir nobel Ödülümüz var
10.13.2006
Bugun dolastigim bircok blogda,
Orhan Pamuk’un aldigi nobel oduluyle ilgili yorumlara rastladim.
Bazilari sevincten havalara ucmus,
bazilari ise adami vatan haini ilan etmis.
Bir cok bilmis olarak,
banada birseyler karalamak dusuyor tabi.
Malesef ulke olarak cok basarili islere imza atamiyoruz.
ekonomik alanda,
sportif alanda,
bilimsel alanda,
sanatsal
* alanda,
dunyada yankilar uyandiracak gelismeler,
degerler yok.
Hic birsey olmuyor degil,
sonuc olarak yetmis milyonluk bir ulkeyiz,
birseyler uretiyoruz,
ortaya cikatiyoruz.
Cok fazla ogunecek birseyimiz olmadigi icinde,
aciyoruz eski defterleri,
aramaya basliyoruz ogunulecek olaylari,
kisileri.
Bulunca hemen altini ciziyoruz,
halbuku alti cizilecek baska olaylar,
gelismelerde var o defterlerde,
ama isimize gelmiyor onlarin altini cizmek.
Onlarin altini cizenlerin,
biz ustunu ciziyoruz.
Hatta karaliyoruz,
olmadi siliyouz.
Bu yeni birsey degil,
zamaninda Nazim Hikmetide vatan haini ilan ettik,
bununla kalmayip vatandasliktan cikardik.
Sonra ayni zihniyet,
pek sevgili Sayin Alparslan Turkes,
bir MHP kongreside,
kursuden yandaslarina bir siir okudu;
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim!
Bilekler kan içinde, dişler kenetli
ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim!Orhan Pamuk’unda degerini anlayacagiz ama ne zaman…
Umarim oldukten sonra olmaz.
Orhan Pamuk'un odulu almasiyla ilgili,
Hurriyet gazetesinde cikan bir haberden kucuk bir alinti;
New York Columbia Üniversitesi’nde bir basın toplantısı düzenleyen Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Orhan Pamuk,
bu ödülün kendisine değil,
Türk kültürüne,
Türkçe’ye ve Türkiye’ye verildiğini düşündüğünü söyledi.Caglayan BOLOVA
*sanatsal alanda artik bir nobelimiz var
posted by: daha neler » comments:
9.27.2006
"Son günlerin en üzücü haberi" anketine verilen cevap...
a.) Danıştay'a yapılan saldırı.................... 28,6 %...1230
b.) Ecevit'in sağlık durumu....................... 10,1 %.....434
c.) Aziz Yıldırım'ın görevi bırakması.......... 31,5 %...1354
d.) Ekonomik dalgalanmalar.................... 15,2 %.....652
e.) İlgilenmiyorum................................... 14,6 %.....629
Toplam Katılım : 4299
Durum yukaridaki tablodan daha da vahim aslinda. Yaa, ankete katilan 4299 kiside fenerli olsaydi...
haber linki icin buraya tiklayin
posted by: daha neler » comments:
9.23.2006


cok canim sikildi bugun gene,
goncaya ugradim,
gonca hasta,
bi sigara tutturduk,
eve dondum,
bugunde ihlamurlar altindayi izleyemedim,
volkan geldi loca luna'dan,
kamerasinin makrosuyla oynadim,
cenkhan'la yazistim biraz,
cuceyi sordu bana,
cok sever kendisini,
muratin kilo aldigindan,
ankaraya yuvarlanarak gideceginden bahsettik,
cayim bitti yeni bitane doldurdum,
murat olsa ustune basa basa SALLAMA cay derdi,
simdide yagmur basladi...
posted by: daha neler » comments:
The Kite
posted by: daha neler » comments:
Osmanli
1924’te surgune gonderlen Osmanli hanedan mensuplarinin akibeti her zaman merak konusu olmustur.
Nasil bir amaca hizmet eder bilinmez ama,
bu gune kadar medyadan uzak durmus,
gercegi kabullenmis,
Turkiye’nin iyiligi icin sessiz kalmayi yeglemis bu insanlar,
birden bire TRT’nin hazirladigi bir belgeselle gundeme geldi.
Konuyla ilgili Hurriyet gazetesinde cikan haberin,
okuyucu yorumlari bolumunde cok keskin yorumlar var.
Onlardan nefret etmeye gerek yok.
Kraldan cok kralci olmaya hic gerek yok.
Altiyuz sene dunyaya soyle hukmettik,
boyle hukmetik nidalarinada gerek yok.
Nitekim altiyuz seneden,
Genc Turkiye Cumhuriyetine kala kala borc kaldimistir.
Bu yaziyi okuyorsaniz, elinizin altinda internet var demektir.
Bir arastirin bakalim.
Saltanat icin birbirini bogazlayan sultanlari...
Hemen hemen hic biri turkle evlenmemis padisahlari...
Osmanlida koleligi...
Osmalidan nefret etmeye gerek yok.
Osmalinin evladiyiz demeyede gerek yok.
Caglayan BOLOVA
posted by: daha neler » comments:
San Francisco
posted by: daha neler » comments:
9.08.2006
Instead of brain, Tayyip has marshmallow in his head.
posted by: daha neler » comments:
"amerikalilar cok aptal"
Cevremde cok sik duydugum bir genellemeyi,
dolastigim bir kac blogda da karsimda gorunce,
konuyla ilgili bende bir iki sey yazayim dedim.
Simdi elimizde boyle bir genelleme var.
O zaman onu kanitlayan,
Amerikadaki bazi gazatelerden derledigim haberlere gecelim.
.....
“Quins'te Astoria Kilisesi'nin emekli rahibi Richard McTrue bıçaklanarak öldürüldü. McTrue’yu bıçaklayan kişi ise linç edildi.
NYPD’nin yaptığı açıklamada Richard McTrue’yu öldüren Samuel Clarkl'ın linç edildiği yolundaki iddialara değinilmeden başını isa heykeline vurarak öldüğü belirtilirken,
cep telefonu ile çekilen görüntüleri CNN muhabiri ele geçirdi.”
NEW YORK TIMES
.....
“Florida’nin Key West sehrinde gerceklesen düğünde tabancayla ateş edilmesi sonucu,
1 kadın öldü,
1 çocuk yaralandı.
Olay dün saat 23.30 sıralarında Key West içindeki Ocean Square’de,
24 yaşındaki Mark'in ve 22 yaşındaki Melisa Schultz çiftinin düğün töreninde meydana geldi.
İddiaya göre,
davetliler gece boyunca eğlendikten sonra takı merasimine geçilince havaya ateş edilmeye başlandı.
Bu sırada nereden atıldığı belli olmayan kurşunlardan biri,
masada oturan ev hanımı 3 çoçuk annesi 31 yaşındaki Jennifer Cole'un karnına,
diğeri de yanındaki 8 yaşındaki Maria Cole'un sağ eline isabet etti.”
MIAMI TRIBUNE
.....
“Başkan George W. Bush'un töre ve namus cinayetlerinin önlenmesi için genelge yayımlamasından bir gün sonra Amerika yine bir töre cinayetine tanık oldu.
Chicago'da askerden firar eden 22 yaşındaki Sebastian S. evlilik dışı yaşadığı ilişkiden hamile kalan kız kardeşi 16 yaşındaki Angela’yi,
sabaha karşı uyandırıp pompalı tüfekle öldürdü.”
USA TODAY
.....
Yani,
sizde taktir edersiniz ki,
Amerikalilar biraz aptallar…
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
Danistay'a silahli saldiri
posted by: daha neler » comments:
Girgir - Firt - Markopasa
9.03.2006
Yalnis hatirlamiyorsam,
seksenlerin sonlarina dogru.
Bir erken secim tarihi belirlenmisti.
Yeni senede yaklasmaktaydi.
Zamanin en yuksek tirajli mizah dergilerinden
Girgir;
konuyu kapak yapti.
Kapakta;
kocaman bir milli piyango bileti,
biletin uzerinde numaralar...
Baslik;
“Girgir Yilbasi Buyuk Ikramiyesini Kazanacak Bileti Buldu”,
basligin altindaki aciklamada ise;
biletin uzerindeki numaranin erken secim tarihi,
kazananin ise tum millet oldugu gibisinden bir yazi vardi.
Gene bir gun,
Firt dergisinde bir baslik;
“Firt Dergisinin Vatandasa Buyuk Hizmeti”
Firt dergisi tekrar zam yapmis,
dergiyi okumayanlari kastederek;
dergiyi satin almayarak bir senede fazladan biriktirebilecekleri parayi hesaplamisti.
Bunuda okudugum bir yerden hatirliyorum,
Aziz Nesin ve Sebahattin Ali,
Markopasa adinda siyasi bir mizah gazetesi cikartirlar.
Zamanin siyasi iktidari gazeteyi kapatir.
Bunun uzerine gazete baska bir isimle takrar cikar,
Merhumpasa.
Merhumpasa’da Markopasa gibi iktidarin gazabina ugrar.
Yeni cikan derginin ismi ise
Malumpasa olur…
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
Limon
posted by: daha neler » comments:
turkiye'de evlilik kurumu
8.31.2006
Malesef Turk toplumu cok kapali ve muhafazakar bir yapiya sahip,
bunun nedenlerine uzun uzadiya girmeyecegim.
Genel olarak,
kotu ekonomi,
kotu egitim,
beraberinde gelen cahalet.
Insanlarin ovunecek birseylerinin olmasindan kaynaklanan,
dine,
turkluge sarilmak.
Dini dahada yozlastirmak,
milliyetciligi irkciliga donusturmek.
Bizim toplumumuzda kadin erkek iliskilerindeki denge,
kadinlar bastirilarak saglaniyor.
Bir cok reklamda kadinin cinsel cekiciligi hemen goze carpiyor.
Tras olmus bir erkegin yuzunde dolasan ojeli eller.
Dondurmayi buyuk bir istahla yiyen kadinlar.
Daha neler neler..
Hemen hemen her gazetede "yavrunuzun sayfası" misali koseler.
Ve ayni gazetenin bir baska sayfasinda,
kimin namusunu ne sekilde temizledigine dair haberler.
Bir erkegin,
bir bayanin karsisina cikip konusmasi icin,
sadece medeni cesaretini toplamasi yetmiyor.
Tumuyle cesur olmasi gerekiyor.
Nitekim aile bireyleri,
bir kizla cikan erkek cocuklarina baktiklari gibi bakmiyor,
bir erkekle cikan kendi oz kizlarina.
Kendimizi kandirmayalim,
Biz disariya ne kadar avrupali oldugumuzu lanse etmeye calissakta,
gercek bu ve bunu herkes biliyor.
Deginmeden edemeyecegim bir baska gercek ise,
Turkiyedeki bir grup insaninda,
batililardan cok daha batili oldugudur.
Neyse biz genele donelim.
Durum boyle olunca, cinsel yonden ac olan gencler,
birazda anne ve babalarinin ogul murveti gorme israriyla,
kendilerini nikah masasinda bulabiliyorlar.
Kizlar acisindan durum daha da fena.
Kizlar hem cinselligi daha ozgurce ve duzenli yasamak,
hemde aile baskisindan siyrilip kocalarinin yaninda daha ozgur bir yasantinin hayalini kurarak,
oturuyorlar o masaya.
Gel zaman git zaman,
cinsellik ikinci hatta ucuncu plana dusunce,
al sana ayni monotonluk.
O kadar cok evli cift varki,
bir cok seyi ayip gorduklerinden,
cinselligi bile zenginlestiremiyorlar.
Cokta asik olmadan evlendikleri eslerini,
zaman icerisinde cekici bulmaz oluyorlar.
Erkek fiziksel olarak tatmin olsada kafa olarak tatmin olmuyor.
Onca yilin psikolojik baskisi,
oyle yaa,
erkek adam bu,
baska birini bulmali,
daha guzelini,
veya bir yasak iliski,
o zaman kafa olarakta tatmin olacak.
Nede olsa ogrendi neyin nerede oldugunu.
Karisi mi?
Artik nah giyer o dar kotlari...
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
Chateau Elan Winery
posted by: daha neler » comments:
Hacivat Karagoz Neden Olduruldu?
8.25.2006
Sonunda, “Hacivat Karagoz Neden Olduruldu?” filmini izleme sansini buldum.
Evet elime gecen cd’ler korsandi.
Sirf vicdanim rahatlasin diye filmi izledikten sonra odanin bir kosesinde onbes dakika tek ayak uzerinde durdum.
(yalandan kim olmus)
Pek fazla turk filmi izleme firsati bulamadigimizdan olsa gerek,
genelde ne izlesek begeniyoruz.
Gerci Hacivat ve Karagoz ile ilgili bir filmin cekilecegini ilk duydugum andan beri, bende buyuk bir heyecan uyanmisti.
Ben filmi begendim ve izlerken cok hos vakit gecirdim.
Daha guzel olabilirmiydi?
evet olabilirdi.
Filmdeki gece sahneleri,
gunduz sahnelerine gore kat kat guzeldi.
Nedenide gunduz sahnelerinde dekorlarin cok belliydi olmasi.
Bunun yaninda cok az sayida figuran kullanildiginida soyleyebilirim.
Dili agir ama guzel ve birazda kufurluydu.
Herseye ragmen,
genc nesillere Karagoz ve Hacivat’i daha iyi tanitma daha cok sevdirme firsati verdi bize.
Keske film olarak degilde dizi olarak yayimlansaydi.
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
Ashtray
posted by: daha neler » comments:
...
Bir filozofa sormuşlar:
- "Şansa inanır mısınız?" Filozof:
- "Evet, yoksa sevmediğim insanların başarılarını neyle
açıklayabilirdim."
posted by: daha neler » comments:
Clark Street
8.15.2006
posted by: daha neler » comments:
Vive La France!
8.02.2006
Vive La France!
France is one of the most expensive destination.
Although expensive,
Paris still gets over 10 millions visitors per year by itself.
What makes Paris which nicknamed “the city of light” (la Ville Lumière) so special?
The bridges on the Seine which were not destroyed by German bombs during to World War II are amazing.
While you are drinking your coffee,
you may still hear the foot steps of running people who were cheering for revolution in 1789.
Yes,
people were French who risked their life for revolution.
But revolution belongs to everyone who wants justice,
democracy and free world.
Not the ones who has a lot to lose and let the Germans have Paris to be their best resort destination.
So,
that caused the war to be called phony war between French and German in 1940.
Thanks god U.S. and Great Britain saved France,
from this point British and American deserve some discount while they are having their vacation in France.
Of course I am not serious but French people see the things from different sides. They should ask why North African countries speak French.
Or why the French parliament trying to make the so-called Armenian genocide is a criminal act to deny.
Is it because there are more than 250.000 Armenians live in France,
and they have a right the vote? Or if the French parliament fails,
will it be because of high level French investors in Turkey.
Making history is not a part of Parliaments job.
Vive La France!
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
Chrysler Building
posted by: daha neler » comments:
Home Depot Gift Card
Present sounds like a surprise to me,
something exciting in the box.
Not just receiving,
also giving it makes you excited too.
Sometimes you suddenly see something and remember someone at the same time.
You buy it and give it.
This is the way of sharing love,
showing how much you care her/him.
How many times do we give presents in a year?
Or to whom we wrap them for?
We give presents in our anniversaries,
birth days of wife,
husband,
parents,
sister,
brother,
friends,
grand parents,
Mothers and Fathers day,
baby showers,
X-Max,
Valentines,
weddings.
My question is;
how many of them we really give from our hearth or just because we feel it is a must?
There is noting wrong giving and receiving gifts,
but not just to boom economy or circulate the money in the market.
System is pushing us to give more and more gifts.
I really feel it and don’t want to be a part of it.
What is American Express Gift Card?
Isn’t it giving money just because you couldn’t find the right gift that satisfies you?
Giving second valet to your boyfriend or a CD he already has.
They still mean something. But there is something wrong going on too.
Just in January;
value of expired gift certificates is $28.000 in a resort the one I work.
Time and money we spend should worth for it.
One bouquet rose means different when you give it to your wife in your anniversary, the same bouquet means much different when you give it without a reason.
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
Church Street
posted by: daha neler » comments:
Kar
Gece kar yağarsa,
Her yeri bembeyaz kaplarsa,
Izin vermeyin kötü adamlara,
Sevdiğim uyanmadan karlara basanlara.
Cağlayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
Sonbahar
Hep boyle uzunmu surer sonbahar,
yagmurun yere yapistirdigi sari yapraklar.
Seviyorum de,
senden baskasi yok de,
kandir beni,
gerceklere teslim etme.
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
Biscayne Bay
posted by: daha neler » comments:
Sere Serpe
Uzanıp yatıvermiş, sere serpe;
Entarisi sıyrılmış hafiften;
Kolunu kaldırmış, koltuğu görünüyor;
Bir eliyle de göğsünü tutmuş.
İçinde kötülüğü yok, biliyorum;
Yok, benim de yok ama...
Olmaz ki!
Böyle de yatılmaz ki!
Orhan Veli Kanik
posted by: daha neler » comments:
Cocuklar
Cocuklar ne korkunc allahim,
elleri, yuzleri, saclari.
Bebek yaparlar haclari,
kivrilmis uyuyorlar,
yok sana ihtiyaclari.
Fazil Husnu Daglarca
posted by: daha neler » comments:
Charlston
posted by: daha neler » comments:
Aramak
Her yere baktim,
onun icin.
Okyanusun obur tarafinan,
hic tanimadigim,
hic bilmedigim,
hic sevmedigimi anladigim yere geldim,
belki bulurum diye.
Elimi altina sokmadigim tas kalmadi,
cekmeceler,
kuytu koseler.
Her yere,
her yere baktim bulurum diye.
bulurum sandim.
Sandigim andada yitirdim,
kendimi bitirdim.
Belkide caresizlikten.
Onu kisilere benzettim.
Ona sahip olduklarini
ve benimle paylasabilcek kadar bencil olamayacaklarini dusundum.
Kime el uzatsam,
beni tutacak yeni bir el oluyor.
Ama bir kac zaman sonra
o tutundugum eller
beni nasil tutmuslarsa daha da siddetli,
daha da derin bir karanliga itiyorlardi.
Belkide o yuzden her seyi gorememem,
o yuzden gece yarilari uyanip sigara icmem.
Cem Vural
posted by: daha neler » comments:
Key West
posted by: daha neler » comments:
Bahcelerden Uzak
İstemem artık ışık, rayiha, renk alemini,
Koklamam yosma karanfille güzel yasemini.
Beni bir lahza müsait bulamaz ıdlale,
Ne beyaz bakire zambak ne ateşten lale...
Beklemem fecrini leylaklar açan nisanın,
Özlemem vaktini dağ dağ kızaran erguvanın.
Her sabah başka bahar olsa da ben uslandım,
Uğramam bahçelerin semtine gülden yandım!
Yahya Kemal Beyatli
posted by: daha neler » comments:
...
Duygu doluyum senelerce,
aktaramadım kimseye.
Korkuyorum,
köle edecek beni sevgiliye...
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
Buford
5.23.2006
posted by: daha neler » comments:
Love and Loyalty
Go all the way to Canadian border,
turn left and walk till you reach to ocean.
There is one girl there,
right in the middle of adventure.
She is confused.
Looking for something,
someone,
and trying to find reasons to feel better for what she is doing.
Before she leaves here.
She was mentioning to loyalty all the time.
Like telling others “I trust my girlfriend” Actually she is the one who is going to dump you in a second right after finding someone better than you.
Yes of course nobody loves her more than you but…
It does happen and you are not the only one and not the last one too…
but if there is love there is no one better then you,
you are safe and make yourself sure that the last thing passes from her mind just before she goes deep in sleep was you.
Anyway,
loyalty is something that you need if there is no love left between you and her,
or when the love is not existed at all.
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments:
Munich the Movie
After six weeks,
where the Munich stands in the box office list is totally shame.
Even Spielberg’s signature couldn’t help to reach more people.
Anyway this movie isn’t one time box office hit.
It will be being watched many years.
Steven Spielberg seems he has already paid his due to his community with Schindler's list.
So that he had a chance to be more objective.
Critics from both sides show us they are not pleased and satisfied about the movie. As it suppose to be.
The story behind the movie is intense flash back for some people.
But for new generations,
it’s a wow, and this wow may have them ask more questions about this issue which is still current.
One wrong shouldn’t be an excuse for another wrong is;
one of the important message which is given by Spielberg.
Any other than the story I found some of the scenes very creative and successful;
In 1972,
one of terrorist was filmed from outside while he was walking towards to the balcony.
Spielberg had put this real time scene on TV in a room where hostages and terrorists were in.
And he had filmed the actor who was acting the one walking towards to the balcony and TV from the room.
After all he just had synchronized those two scenes.
It was very nice to watch.
Other one,
conversion between Arab and Israeli while they were smoking in the staircase of apartment in Athens.
In the final scene;
twine towers were in the back round.
They were very hard to see,
but they were there.
Caglayan Bolova
posted by: daha neler » comments: